Kaddafi'nin cenazesi Misrata'da

Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin cenazesinin Misrata’ya getirildiği bildirildi.

Libya’nın firari lideri Muammer Kaddafi’nin yakalandığı bildirildi. Kaynaklar, Kaddafi’nin bir konvoyla kaçmaya çalışırken NATO destekli hava saldırısında yaralandığını öne sürüyor ancak ABD Dışişleri Bakanlığı henüz haberi doğrulamadı. Libya Enformasyon Bakanı, Kaddafi’nin öldürüldüğünü doğruladı. Cenazenin güvenlik nedeniyle Misrata’da gizli bir yere götürüldüğü bildiriliyor. Eski rejim yanlısı televizyon kanalı El Libya ise bu iddiaları reddetti. NATO, ölüm haberinin doğrulanmasının zaman alacağını açıkladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Libya Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Abdülcelil arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştiği, Abdülcelil’in Libya Devrik lideri Kaddafi’nin ölümünü teyid ettiği bildirildi.


Cibril: “Kaddafi NATO tarafından öldürülmedi”

Libya’da Ulusal Geçiş Konseyi’nin (UGK) Yürütme Kurulu Başkanı Mahmud Cibril, devrik lider Muammer Kaddafi’nin öldüğünü doğruladı. Cibril, Trablus’ta Radisson Otel’de yaptığı açıklamada, Kaddafi’nin NATO tarafından öldürülmediğini, Sirte’deki çatışmalarda öldüğünü belirtti.
Henüz bu konuda net bir açıklama yapmalarının mümkün olmadığını belirten Cibril, Kaddafi’nin cesedinin Misrata’ya getirildiğini söyledi.

Ulusal Geçiş Konseyi (UGK) yetkilisi Abdül Mecid, Muammer Kaddafi’nin başından ve her iki bacağından yaralı vaziyette ele geçirilmesinin ardından hayatını kaybettiğini doğruladı.

UGK yetkilileri, Kaddafi’nin Sirte yakınlarında NATO saldırısından kaçmaya çalıştığı sırada vurulduğunu ve yakalandığını ifade etti. Yetkililer, Sirte’de bir delikte saklanan Kaddafi’nin “Vurmayın, vurmayın” diye bağırdığını da kaydetti.

Öte yandan ABD, Kaddafi’nin ele geçirildiğini henüz doğrulamadı.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Beth Gosselin, Kaddafi’nin yakalanmasıyla ilgili haberleri gördüklerini, ancak henüz bunu doğrulayamayacaklarını ifade etti.

UGK’nin kısa süre içinde konuyla ilgili basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.

KADDAFİ’NİN OĞLU DA YAKALANDI

Libya’da Sirte’de düzenlenen operasyonda Kaddafi’nin oğlu Mutassım’ın da ele geçirildiği bildirildi.

Libya televizyonu “Özgür Libya”, Sirte’deki operasyonda Mutassım Kaddafi’yle birlikte iç güvenlik servisi şefi Mansur Dau ve Libya istihbarat servisi şefi Abdullah Senussi’nin de yakalandığını duyurdu.

Operasyonda ayrıca, Kaddafi rejiminin savunma bakanı Ebubekr Yunus Cebir’in de öldürüldüğü bildirildi.

Kaddafi’nin sözcüsü Musa İbrahim’in de ele geçirildiği UGK yetkilileri tarafından açıklandı.

TRABLUS’TA SEVİNÇ GÖSTERİLERİ YAPILIYOR

Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin yakalandığı haberleri başkent Trablus’ta büyük sevinç dalgasına yol açtı.

Libyalılar sokaklara döküldü, yeni milli marşlarını söylüyor. Başkentin merkezinde toplanan binlerce kişi zaman zaman tekbir getirerek, Kaddafi’nin yakalanmasından duydukları sevinci ifade ediyor.

BERLUSCONI: “KADDAFI ÖLDÜ, SAVAŞ BİTTİ”

LİBYA’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin öldürüldüğü haberleri üzerine, dünya liderlerinden yorumlar gelmeye başladı. İtalya Başbakanı Berlusconi, “Savaş şimdi bitti” yorumunu yaptı.

Başbakan Silvio Berlusconi, Kaddafi’nin ölümüyle ülkedeki savaşın sona erdiğini vurgularken herkesin ölümlü olduğunu hatırlatmak için Latince’den alıntı yaparak, “İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor” anlamına gelen “Sic transit gloria mundi” cümlesini kullandı. İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, Kaddafi’nin ölümünün büyük Libya halkının zaferi olduğunu söylerken, ülkenin Savunma Bakanı Ignazio La Russa ise, Libya’nın yeni liderinin Mustafa Abdülcelil olmasını umduğunu söyledi.

YAKALANMA SÜRECİ BÖYLE GELİŞTİ

Libya’da Muammer Kaddafi karşıtı gösterilerin başladığı şubat ayından bu yana olayların gelişimi şöyle oldu:

15/16 Şubat: İnsan hakları savunucusu Fethi Tarbel’in tutuklanması Bingazi’de olayların çıkmasına neden oldu.

24 Şubat: Hükümet karşıtı güçler, Kaddafi’nin askerlerini yendi ve kıyı kenti Misrata’nın kontrolünü ele geçirdi.

26 Şubat: BM Güvenlik Konseyi, Kaddafi ve ailesine yaptırım uygulanacağını açıkladı.

28 Şubat: AB ülkeleri Kaddafi’ye karşı yaptırım kararı aldı.

5 Mart: Bingazi’de kurulan Ulusal Geçiş Konseyi (UGK), kendini Libya’nın tek temsilcisi olarak ilan etti.

17 Mart: BM Güvenlik Konseyi’nde yapılan oylama sonucunda, Libya hava sahasında uçuşa yasak bölge ilan edildi ve sivillerin Kaddafi’nin ordusundan korunması amacıyla askeri harekat kararı alındı.

19 Mart: Kaddafi güçlerine yönelik düzenlenen ilk hava saldırısıyla Kaddafi’ye bağlı askerlerin Bingazi’ye doğru ilerleyişi durduruldu ve Libya’nın hava savunma sistemleri hedef alındı.

30 Nisan: NATO’nun Trablus’taki bir eve düzenlediği hava saldırısında Kaddafi’nin en küçük oğlu ve üç torunu öldü.

27 Haziran: Uluslararası Ceza Mahkemesi, Kaddafi, oğlu Seyfülislam ve istihbarat şefi Abdullah El Senusse için insanlığa karşı suç işledikleri gerekçesiyle yakalama emri çıkardı.

21 Ağustos: Muhalif güçler başkent Trablus’a girdi.

23 Ağustos: Muhalifler, Kaddafi’nin Trablus’taki Babül Aziziye karargahını ele geçirdi ve Kaddafi yönetiminin sembollerini yok etti.

29 Ağustos: Kaddafi’nin karısı, kızı Ayşe ve oğullarından ikisi Cezayir’e gitti. Ayşe Kaddafi sınırı geçtikten birkaç saat sonra burada bir çocuk dünyaya getirdi.

1 Eylül: Libya’daki geçiş yönetimi, Paris’te ülkenin geleceğinin konuşulduğu bir konferansta dünya liderleriyle buluştu. İktidara gelişinin 42.

yıl dönümünde Kaddafi, kendisini destekleyenlerden mücadeleye devam etmelerini istedi.

8 Eylül: Geçiş yönetiminin Yürütme Kurulu Başkanı Mahmud Cibril, kendilerine bağlı güçler tarafından ele geçirlmesinin ardından ilk kez başkent Trablus’a gitti.

11 Eylül: Libya, yeniden petrol üretmeye başladı. Nijerli yetkililer, Kaddafi’nin oğlu Sadi’nin ülkelerine geldiğini açıkladı.

13 Eylül: Geçiş yönetiminin başında bulunan Mustafa Abdülcelil, başkent Trablus’ta yaklaşık 10 bin kişilik bir kalabalığa ilk kez hitap etti.

15 Eylül: Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve İngiltere Başbakanı David Cameron Libya’yı ziyaret etti.

16 Eylül: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Libya’da Trablus ve Bingazi’yi zeyaret ederek, Libya’nın yeni yönetiminin temsilcileriyle görüştü. BM Güvenlik Konseyi, Libya’ya yönelik yaptırımları yumuşattı. BM Genel Kurulu, geçiş yönetiminin temsilcilerini, Libya’nın tek temsilcileri olarak gören bir karar aldı.

20 Eylül: ABD Başkanı Barack Obama, ABD’nin Libya Büyükelçisinin Libya’ya döneceğini açıkladı.

21 Eylül: Muhalifler, Kaddafi’ye bağlı güçlerin direniş gösterdiği 3 büyük kent olan Sabha’nın ele geçirildiğini duyurdu. Sirte ve Beni Velid’deki direniş devam etti.

25 Eylül: Libya, aylar sonra ilk kez petrol sevkıyatına başladı.

27 Eylül: NATO, UGK’nın ülkenin kimyasal silahlarının ve nükleer malzemelerinin tamamının kontrolünü sağladığını bildirdi.

12 Ekim: Kaddafi’nin oğlu Mutasım, Sirte’den kaçmaya çalışırken yakalandı.

13 Ekim: UGK güçleri, Sirte’nin “iki numara” denilen mahalle hariç neredeyse tamamen ele geçirildiğini duyurdu.

14 Ekim: Kaddafi yanlıları ile UGK güçleri arasında başkent Trablus’ta çatışma çıktı. Yeni yönetim, Trablus’un alınmasından sonra başkentte ilk kez silahlı direnişle karşılaştı.

17 Ekim: Kaddafi’nin son kalelerinden biri olan Beni Velid’in de düştüğü ilan edildi. Suriye’deki bir televizyon kanalı, Kaddafi’nin oğlu Hamis’in 29 Ağustos’ta yaşanan çatışmalarda öldüğünü doğruladı.

18 Ekim: ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Libya’ya sürpriz bir ziyaret düzenledi ve Kaddafi karşıtı güçlere birleşme çağrısı yaptı.

20 Ekim: UGK güçleri, Kaddafi’nin memleketi ve son kalesi olan Sirte’ye iki aylık kuşatmanın ardından ele geçirdi.

AFRİKA ÜLKELERİ VE ARAP DÜNYASINDA EN UZUN SÜRE İKTİDARDA KALAN LİDERDİ

Libya’da bugün öldürüldüğü açıklanan Muammer Kaddafi, Afrika ülkeleri ve Arap dünyasında en uzun süre iktidarda kalan liderlerden biriydi.

Kaddafi, 1969 yılında Kral İdris’i kansız bir darbeyle devirip iktidara geldiğinde sadece 27 yaşında genç bir subaydı.

Muhaliflerine göz açtırmayan Albay Kaddafi, petrol zengini çöl ülkesinde tam 42 yıl boyunca kontrolü elinde tutmayı başardı.

1942 yılında Sirte’de doğan Kaddafi, Bedevi bir aileden geliyordu.

Bingazi Üniversitesi’nde coğrafya eğitimi aldı, ancak orduya katılmak için okuldan ayrıldı.

Kaddafi, iktidarı ele geçirdikten sonra Arap milliyetçisi ve İslam dininin ışığında emperyalizm karşıtı bir politika uygulamaya başladı. Libya’da küçük şirketlere izin verilirken, büyük çaplı şirketlerin sahibi devletti.

Gençliğinde Mısır lideri ve Arap milliyetçisi Cemal Abdül Nasır’a hayranlık besleyen Kaddafi, Libya, Suriye ve Mısır’ın bir federasyon çatısı altında birleşmesini istemişti.

İnsan hakları örgütleri, muhaliflerine baskı uygulamasıyla bilinen Kaddafi yönetiminin çok sayıda muhalifi cezaevlerine gönderdiğini ve bir kısımını da idam ettiğini belirtiyor.

Ebu Salim cezaevinde binlerce mahkumun bulunduğu, bir keresinde 1200 mahkumun sadece 3 saat içerisinde asıldığı iddia edilmişti.

Kaddafi, 1978 yılında Mısır ile İsrail arasındaki Camp David anlaşmasına karşı Arap muhalefetinin örgütlenmesinde de önemli rol oynadı. Daha sonra, İsrail-Filistin çatışmasının nasıl çözüleceği konusundaki aşırı görüşleri nedeniyle bazı Arap ülkeleri tarafından dışlanan Kaddafi, dış politikasını Arap ülkelerinden Afrika’ya doğru değiştirdi.

Tuhaf davranışlarıyla ve giyim tarzıyla tanınan Kaddafi, yurt dışı seyahatlerinde çok sayıda kadın asker tarafından korunan bir Bedevi çadırında kalıyordu.

Eylül 2009’da Kaddafi BM Genel Kurulu’ndaki ilk konuşması için ilk kez ABD’ye gitti. 15 dakika konuşması gerekiyordu, ama 1,5 saati aştı. BM Sözleşmesini yırttı, Güvenlik Konseyi’ni El Kaide benzeri bir terörist grup olmakla suçladı ve daha önceki sömürgeci yönetimlerin Afrika ülkelerine 7,7 trilyon dolar tazminat ödemesini istedi.

Kaddafi, Batı tarafından çok sayıda terörist grupla güçlü bağlantıları olduğu için suçlanıyordu. Bu gruplar arasında Kolombiya’dan FARC ve Kuzey İrlanda’dan İRA da vardı. Hatta zamanın ABD Başkanı Ronald Reagan, Kaddafi’yi bir defasında “çılgın köpek” diye niteledi.

Kaddafi, Pan Am şirketine ait bir yolcu uçağının 1988 yılında İskoçya’nın Lockerbie kasabası üzerindeyken düşürülmesi nedeniyle uluslararası camia tarafından yıllar boyu dışlandı. 270 kişinin öldüğü olayla ilgili sorumluluğu kabul etmeyen Kaddafi, sonunda Libya’nın olayla ilgisini ve kurbanların her birinin ailesine 10 milyon dolar ödemeyi kabul etti. Kaddafi aynı zamanda ülkesindeki tüm kitle imha silahlarını kaldıracağını da taahhüt etti.

Bu olay, Kaddafi’nin yeniden Batılı ülkelere yakınlaşmasını sağladı.

Ancak Şubat ayında Bingazi’de kendi iktidarına karşı başlayan ayaklanmanın ardından, göstericileri tek tek yakalayacağına dair söz verdi. (foto- AFP)

Önceki Yazı:Android Hotmail uygulaması indir
Sonraki Yazı:Kara operasyonu başladı
Bir yorum yazın
Siz de görüşünüzü belirtebilirsiniz...